
E-ticaretin görünmeyen yüzü olan depolarda işçilere yönelik hak gaspları giderek artıyor. Kadın işçiler SUWEN depolarında mobbing, küfürlü konuşmalar, taciz ve kötü çalışma koşullarına maruz kalıyorlar. Bu koşullarla mücadele eden sendika temsilcimiz Eda Taş, “Şirket kültürüne uyum sağlamamak” bahanesiyle işten atıldı. Eda Taş’ın mücadelesini ve kadınların depo içinde yaşadıkları tüm tacizleri duyurmak; SUWEN Depo’da işçilere yaşatılan insani olmayan koşulları anlatmak üzere kendisi ile yaptığımız röportajı paylaşıyoruz.
Merhaba Eda, öncelikle geçmiş olsun. SUWEN Depo’da işçilerin ama özellikle kadın işçilerin yaşadığı sorunlardan bahseder misin?
Merhabalar, bahsedeyim. Depo içinde sürekli küfürlü konuşmalara şahit oluyorduk. Yönetim özel hayatlarımıza kadar müdahale ediyor. Devamlı depoda çalışan erkekleri daha üstün görüyorlar, onlara daha kolay, daha hafif işleri verip kadınlara yere mop yapmak, iş yerindeki çöpleri taşıtmak gibi birçok temizlik işi yaptırıyorlar. Ayriyeten depo içinde çalışan kişi ve kişilerin kadın işçileri tehdit etmesi de mümkündü. İşler hu raddeye gelene kadar her şeyi görmezden geliyorlar ama bir hatan olursa bu hatanın bedelini çok kötü şekilde ödetiyorlar. İşçileri ezmek, tehdit etmek gibi veya iş ahlakına dair hiç bir şey olmaması, özelikle kadınlara yönelik olan baskılar… Bunlara dur demeye çok çalıştım. Kadınların bir çoğu bu duruma sesiz kalıyor çünkü bazısı çocuğuna bakmakla yükümlü, bazısı ailesine. Birçok kadının bu zorluğunu bildikleri için de istedikleri gibi üstlerine gidiyorlar. Çünkü biliyorlar ki çalışabilmek için her şeye sesiz kalmak zorundalar.
Çok kötü koşullar bunlar. Sen tüm bu koşullara itiraz ettiğin için mi işten çıkarıldın?
İşten atılma sebebim onların gerekçesiyle işe gidememiş olmamdı. Ama aslında bu sebepten atılmadım, çünkü ben gidemeyeceğim bilgisini vermiştim. Vermediğimi öne sürdüler. Asıl olarak ben işten sendika temsilcisi olduğum ve depo içerisindeki işçilerin haklarını savunmaya çalıştığım için atıldım.
Bize biraz SUWEN Depo’daki çalışma koşullarından bahseder misin?
Çalışma koşulları kötüydü. İş yeri yemekhanesi havalandırmasızdı. Ben bunu sorduğum havalandırma olduğu söylendi ama yoktu. Nefes almakta zorlanarak yemek yiyorduk, ayriyeten lağım kokusu ve başka kötü kokular da vardı. Bunlarla ilgilenmiyorlardı, söylememize rağmen böyle bir durum olunca asla gelmiyorlardı. Depoda çalışan bir abla vardı, kahve çay vb şeyleri ondan istiyorlardı. Ama onun işi depoda çalışmaktı, artı bir iş yaptırıyorlardı. Yine o ablanın da ihtiyacı olduğu için bu duruma sessiz kaldığını belirtmek isterim. Ayrıca işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri de yoktu. Yetkililer hiç bir şekilde ilgilenmiyorlardı.
Peki SUWEN Depo yönetiminden taleplerin, talepleriniz neler?
Ben işimi geri istiyorum. Depodaki tacizci amirler gönderilsin, baskılar son bulsun, sendikal örgütlenme engellenmesin istiyoruz. Temizlik gibi görev tanımında olmayan işlerin yapılmasına derhal son verilsin. Anayasal hak olan eylem hakkımı sendikam Bağımsız Emek-Sen ile birlikte SUWEN Genel Müdürlük, depo ve SUWEN mağazaları önünde eylemler yapacağımızı bilmelerini isterim. Yasal hakkımı kullanacağımı belirtmeme rağmen bana gönderilen cevap metninde sözde “marka değeri” hikayesi ile tarafıma dava açılacağını ilettiler. Bunu da bana karşı “tehdit” olarak kullanıp beni korkutarak anayasal hak olan eylem yapma hakkımı engelleme amaçlanmaktadır. Yine TCK 118 ile Anayasa 51,53 ve 90. maddelere aykırı hareket ederek emsal kararlar olmasına rağmen hukuki yolu kullanmam engellenmeye çalışılıyor. Sanki SUWEN Şirket kanunları, Türkiye Cumhuriyeti iş kanunu ile yasalarının üstünde gibi algı oluşturmaya çalışan şirket avukatına ve SUWEN yönetimine karşı hem yasal hem fiili hem de hukuki tüm yolları kullanacağımı bilmenizi isterim.
Son olarak buradan hem SUWEN yönetimine hem de bu röportajı okuyacak işçilere vermek istediğin mesaj var mı?
Depo içindeki yöneticilere söylemek istediğim şey kadınlardan uzak durmaları, onları aşağılamamaları, kadınlara her şeyden önce saygı duymaları, kadınların özel hayatlarına karışmamalarını istiyorum.
Depo içerinde çalışan işçilere de bu durumlara karşı sessiz kalmamalarını, hiçbir şeyden korkmadan haklarını savunmalarını, hiçbir yetkilinin onları ezmelerine, küfürlü konuşmalarına izin vermemelerini ve bu yaşadığım olayda bana destek olmalarını istiyorum.
Kadınlara yönelik uygulanan her türlü şiddetin, tacizin, mobbing’in karşısında; tacize, baskı ve zorbalıklara maruz kalan tüm kadınların yanındayız. SUWEN Depo işçileri yalnız değil. Eda Taş yalnız değil.
SUWEN’i taciz ve mobbing’i sonlandırmaya, temsilcimizin hakkını teslim etmeye ve kadın işçilerin sesine kulak vermeye çağırıyoruz!