Eğitimde yeni dönem, yeni mücadele – Yağmur Hayta & Burcu Çıra

0
184

2022-2023 eğitim-öğretim yılının 12 Eylül 2022’de başlaması ile özel okul öğretmenleri için bir kez daha sonsuz sömürü çarkları karşısında mücadele pratiklerini örgütleyeceğimiz bir döneme girmiş olduk. Bir dönem inşa edilen ‘Özel eğitim kurumlarında öğretmenlik daha iyi gelir ve çalışma koşulları sunuyor’ gibi bir algının foyasının ortaya çıktığı, geleceksizlik ve güvencesizliğimizi idrak ettiğimiz zamanlardayız. Devlet eliyle eğitimin özelleştirmesinin acısını artık iliklerimize kadar hissediyoruz. Belirli ‘yasal’ düzenlemeler ile hayatlarımız adım adım çalındı artık daha iyi biliyoruz. 2007 tarihli 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanun ile özel okul patronlarına vergiden muafiyet, kredilerde faiz desteği vb. uygulamalarla hızlandırılırken, 2014 yılında 6528 sayılı kanunla özel okul öğretmenlerinin kamuda çalışan öğretmenlerden daha az maaş alamayacağı uygulaması yürürlükten kalktı. Belirli süreli sözleşmeler ile işe iade ve ihbar tazminatı hakkımız elimizden alındı. Arkamızda koca bir işsiz öğretmenler ordusunun varlığı bize her daim hatırlatılarak ya en asgari şartlarda çalışma ya da kapı dışarı edilme dışında seçenek sunulmadı.  

Bu eğitim-öğretim yılına girerken perdenin arkasında neler yaşadığımızı anlatsak daha aydınlatıcı olur sanırız. 15 Ağustos’tan itibaren öğretmenler çeşitli sebeplerle kurumlara çağrıldı, çoğu kurum ise 1 Ağustos’ta seminer dönemini başlattı. Seminer dönemine katılmayan öğretmenler “3 gün üst üste işe gelmedi” uyarısı aldı. Ücretli, yarı zamanlı ve kuruma yeni başlayan öğretmenler çalıştıkları bu sürede herhangi bir ücret almadı. Öğretmenlerin sigorta girişleri 1 Eylül’de başladığı ve yeni dönem maaşları Ekim itibariyle verileceği için 15 gün ücretsiz ve sosyal güvencesiz çalışma zorlandı. Döneme farklı bir kurumda devam eden öğretmenler de yeni anlaştıkları kurumların seminerlerine aynı şartlarda katıldı. Ayrıldığı kurumda 31 Ağustos’a kadar anlaşmaları devam etmesine rağmen bu öğretmenler istifaya zorlandı. Kıdem tazminatı hakkı imzalanan belirli iş sözleşmesinde ve kanun gereğince hak olmasına rağmen “3 gün üst üste işe gelmedi” uyarısı verilerek tek taraflı fesih ile işlerine son verilen öğretmenler oldu. Bizler Bağımsız Emek Sendikası üye ve yöneticileri olarak, her bir meslektaşımızı bu durumdan korumak için seminer dönemleri başlamadan önce haklı fesih yoluna yönlendirdik. Haklı fesih hem okuldan çıkış belgesi oldu hem de haksız şekilde işten çıkarılma koşullarını bertaraf etmemizi sağladı. 1 Eylül’e kadar sözleşmemiz bulunan kurumlardan Ağustos maaşları da dahil olmak üzere kıdem tazminatı, ek ders ücretleri, ek mesai ücretleri, idari izinde çalışma ücretleri vb. haklarımızı almak için birli ikili hukuki yollara başvurduk. Hukuki yollar meslektaşlarımız için geçtiğimiz zamanlarda hemen hiç tercih edilmiyorken, geleceksizliğimize yönelik farkındalığımızın artmasıyla mücadelenin belli başlı yollarını arar hale geldik. Burada pandemi sürecinde yaşadığımız zulmün ve asgari ücret artış oranları açıklandığı zamanlarda gördüğümüz muamelelerin büyük bir payı olduğunu söylemek gerekir. Geçtiğimiz eğitim döneminde hukuk yolu dışında bizler için vazgeçilmez olan fiili mücadele yöntemlerini kimi eğitim kurumlarında örgütleme olanağına sahip olduk. Üyelerimizle birlikte derslere girmeme, toplu olarak ücret görüşmelerine katılma, sendika düşmanlığı yapan patronu ifşa etme vb. yollarla hak arayışımızı sürdürdük.

Bağımsız Emek Sendikası içinde çalışmalarımızı sürdürürken Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın mücadele pratiklerini gözlemleme şansımız oldu. Tavizsiz olarak benimsediğimiz herhangi bir siyasi parti veya grup çıkarına göre hareket etmeme, eğitim emekçilerinin söz, yetki, karar merci olduğu ve fiili meşru mücadele esaslı yaklaşımlarda örtüştüğümüzü gözlemledik. Geçtiğimiz haftalarda Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası öncülüğünde gerçekleştirilen ‘taban maaş ücreti’ talepli eylemliliği de doğru bir çizgi olarak benimsediğimizi söylemek isteriz. Bağımsız Emek Sendikası Özel Okul Öğretmenleri çalışma grubu olarak, gücümüzü Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çalışmasına katma kararı aldığımızı ilan ediyoruz. Şimdi artık daha büyük mücadelelerle taban maaş ücretimizi almanın, talep ettiğimiz hakların üstüne ekleyerek devam etmenin zamanı. Aynı sözü, aynı anda hep bir ağızdan söylemek için tüm özel sektör öğretmenlerini fiili, meşru, bağımsız Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nda örgütlenmeye davet ediyoruz. Öğretmenler birlik olacak, bu düzene dersini örgütlenerek verecek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz