Özel Okul Öğretmenlerine çağrımızdır

0
91

Emekçilerin çalışma koşulları, 1980’lerden beri sürdürülen neoliberal uygulamalar yoluyla kuralsız ve düzensiz hale getiriliyor. Küresel sermaye, yapısal krizini hafifletmek amacıyla ücretleri düşürüp karını arttırırken bunu eskiye nazaran küresel ölçekte ve sürekli bir biçimde uyguluyor. Dolayısıyla Türkiye’de hemen her işkolunda çalışan işçi ve emekçileri yoğun bir saldırı yaşıyor, bunun etkilerini anbean iliklerine kadar hissediyor.

Neoliberal uygulamaların saldırısına maruz kalan eğitim alanında, bir düzeyde de olsa özel okul öğretmenlerini koruyan 625 sayılı Kanun maddeleri önce cılızlaştırıldı sonra topyekün değişikliğe uğratıldı. 2007 yılında yürürlüğe giren 5580 sayılı Özel Öğretim Kanunu’yla teşvikler ve vergiden muafiyet gibi düzenlemelerle özel okul yatırımlarının önü açıldı, buna karşılık denetim azaldı. 2014 yılında dershanelerin kapatılması ile gündeme gelen 6528 sayılı kanunla özel okul öğretmenlerinin kamuda çalışan öğretmenlerden daha az maaş alamayacağı düzenleme yürürlükten kalktı.

Eğitim alanı, bilinçli olarak semirtilen inşaat sektörü patronlarına sonsuz teşvikle peşkeş çekildi. Öğretmenler, ticarethaneye dönen eğitim kurumlarında yasal düzenlemelerle güvencesizleştirildi, geleceksiz hale getirildi. İnşaat sektörüyle ilişkili özel okullar hem inşaat sektöründe yaşanan kriz hem de devletin teşviği kesmesiyle çöküş yaşadı. Durumun faturası hem öğretmenlere hem de velilere kesildi. Öğretmeninden öğrenci bulma garantisi isteyen özel okul sahipleri aksi durumda “küçülmeye” giderek öğretmeni gizli bir işten çıkarma tehdidi ile karşı karşıya bıraktı.

Belirli süreli iş sözleşmeleri ile güvencesizliği belgelenen öğretmenler, gerekçesiz işten çıkartılıyor. Bu güvencesizlikle öğretmenler yarınını bilmeden, işten çıkarılma korkusu ile birçok baskıya, sömürüye, haksızlığa maruz kalarak çalışmaya mecbur bırakılıyor. Düşük ücret, güvencesizlik, resmi tatillerde usulsüzce çalıştırılma, mobbing, çalışma sürelerinin uzunluğu, fazla mesai ve ek ders ücretlerinin karşılanmaması, kırtasiye masraflarının ödenmemesi, kurumlar arasında sosyal hakların farklılıkları; öğretmenlerin çalışma ortamını ve yaşamlarını oldukça güç kılan sorunlar. Bunun yanı sıra ihbar ve kıdem tazminatlarındaki haksızlıklarla, öğretmenin emeğinin patronlarca nasıl hiçe sayıldığını görüyoruz. Yasa, çalışanı koruyor gibi görünse de hakkını aramayı seçen özel okul öğretmenleri, yıllarca süren yasal süreçlerden ötürü çekinceli davranıyor. Tüm bu yaşatılan haksızlıklara ek olarak, kadın ve LGBTİ+ öğretmenlere cinsiyetçi yaklaşımlar, kadın öğretmenlere verilmeyen doğum izni ile kadın ve LGBTİ+ öğretmenlerin yaşadıkları zorluklara ayrı bir pencereden de bakılmasını gerektiriyor.

Bağımsız Emek Sendikası Özel Okul Öğretmenleri Çalışma Grubu; özel eğitim emekçilerinin aşılmaz gibi görünen/gösterilen sorunlarının direniş, dayanışma ve mücadele ekseninde aşılabileceğini bir fiil göstermek için kuruldu. Sendikamızın yöneticileri bizimle aynı sorunları yaşayan öğretmenler, vakıf üniversitelerinden akademisyenler. Dolayısıyla sendika biziz, bizim birliğimiz. Sorunlarımızı birlikte ele almak, mücadeleyi hep birlikte inşa etmek, dayanışmamızı güçlendirmek, sömürüye ve baskıya izin vermemek adına, tüm Özel Sektör Öğretmenlerini Bağımsız Emek Sendikası’nda bir araya gelmeye davet ediyoruz.


 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz